Süreyya yine koşacak, gibi!

Güneş Gazetesi , 11 Ocak 2008

Turgay Renklikurt

 

        Karar 18 ocak'ta. Ama bir köşeye yazın. Gelecek günlerde çok bürokratın canı yanacak ve Süreyya Ayhan yine koşacak.

 

    Bilindiği üzere Süreyya Ayhan, doping yaptığı gerekçesi ile ceza kuruluna verilmişti. 9 Ocak 2008 Çarşamba Günü Saat 14.00'te başlayan duruşmada Süreyya Ayhan'ı ve Yücel Kop'u Av. Osman Buldan temsil etti.

Duruşma başlayıncaya kadar herkes (Daha doğrusu, belirli bir linç grubunun yönlendirdiği kişiler) Süreyya Ayhan'ın doping etkili madde kullanmaktan en AZ 2 yıl ceza alacağını, bu suçu tekraren işlediği için ebediyen sahalardan uzaklaştırılacağını var sayıyordu. Ancak, Av. Osman Buldan öyle bir ön savunma yaptı ki, duyanlar kulaklarına inanamadı.
Lafı fazla eğip bükmeden hemen yapılan savunmayı özetle sizlere sunalım.
Av. Osman Buldan dedi ki:

 

1- Süreyya Ayhan, Türkiye Atletizm Federasyonu'nun tescilli, lisanslı ve vizeli bir sporcu kimliğine sahip değildir. Ceza talimatında sporcu; '.. Türkiye Atletizm Federasyonu'nca tescili yapılmış olarak spor yapanlar' olarak tanımlanmıştır. Yine ceza talimatında, 'Bu talimat, atletizm faaliyetlerinde bulunan sporcuları ve antrenörleri kapsar' denilmektedir.


2- Süreyya Ayhan'ın yaklaşık 4 yıldır NE lisansı (Federasyon özerk olunca, lisanslar geçerliliğini yitirmiş, yeni lisans alınması zorunlu hale getirilmişti. Ancak Federasyon Süreyya Ayhan'a lisans çıkarmamıştı), NE lisans tescili, NE de vizesi vardır. Yani, Süreyya Ayhan Türkiye Atletizm Federasyonu'nun tescilli, lisanslı, vizeli sporcusu kimliğine sahip değildir.


3- Talimatın, 'Soruşturma, zaman aşımı' başlıklı 55. Maddesinde; 'Atletizm faaliyetlerinden aralıksız 2 yıl ayrılmış kişiler hakkında soruşturma yapılamayacağı belirtilmiştir'. Resmi evraklardan anlaşılacağı üzere Süreyya Ayhan 4 yıldan fazla bir zamandır, hiçbir atletizm yarışmasına, değişik nedenlerle katılmamıştır. Bu süre içerisinde de NE lisansı, NE de lisans vizesi yenilenmiştir. Dolayısı ile, Federasyon'un tescilli, lisanslı ve vizeli sporcusu olmadığı ve ihlal tarihi itibarıyle de herhangi bir kulübün sporcusu olmadığı açık olan müvekkilimin neye göre Ceza Kurulu'na sevk edildiği anlaşılamamıştır. Çünkü, müvekkilim uzun zamandır, resmen sporcu hüviyetine sahip değildir; böyle bir kişiyi de Atletizm Federasyonu Ceza Kurulu'nun değerlendirmeye alması hukuken uygun değildir.


Kaldı ki, müvekkilim 2 yıldan fazla atletizm faaliyetlerinden uzak kalmıştır ve atletizm faaliyetlerinden aralıksız 2 yıl uzak kalanlara, zaman aşımı nedeniyle soruşturma yapılamayacağından dolayı, bu yönden de tahkikatın düşmesi gerekmektedir'.
Ceza Kurulu 18 Ocak Cuma günü yapacağı duruşmada, kararını açıklayacak.


Ama yazın bir köşeye, çok bürokratın canı yanacak ve Süreyya yine koşacak. Öyle gözüküyor!..