

- Bu kadar
iddialısınız yani?
- S.A: Bu insanların Sürreyya Ayhan'a, atletizme
ne katkıları olmuş? Bırakın beni, hangi sporcunun elinden tutmuşlar, hangi
tesisin yapılmasını sağlamışlar? Önce emek verirsin, sonra onun karşılığında
eleştirmeye hakkın olur.
- Sizin
atletizm hayatınızı Yücel Kop'un bitirdiği iddia ediliyor. Buna cevabınız var
mı?
- S.A: Bunlar uyduruk şeyler. Niye bunu
söylüyorlar? İki Anadolu insanı, çıkmışız, kendi imkânlarımızla bir şeyler
yapmışız ve dünyaya neredeyse kafa tutmuşuz!
- Y.K: Dünyanın en iyi derecesini yaptık, 21 Golden
Lig şampiyonluğu aldık. Bayrağımızı 21 kez statta dolaştırdık, milyar dolarlık
reklam yaptık...
- '15 kişilik
profesyonel ekibi Yücel Kop reddetti' iddiasına ne diyorsunuz peki?
- Y.K: Türkiye'de böyle bir ekip yok! Yurtdışında
yarışırken rakiplerimiz stada psikoloğu, fizyoloğu, masörü, masözü, ortopedisti,
antrenörü ile geliyor. Bize böyle bir ekip verdiler de biz yok mu dedik?
- S.A: Bu antrenör getirme konusu
sadece gazetecilerle federasyon arasında geçen bir konu oldu. Hiçbir zaman 'Sana
antrenör getirmek istiyoruz,' demediler. O zaman bile eşim, 'Bizden daha iyi bir
sporcusu varsa getirin,' dedi. Çünkü ben 3:55 koştum, o da 3:54 koşturduysa
gelsin, güvenelim, 'Evet bilgilidir,' diyelim. Bir antrenörün boyuna bosuna
bakmazsın ki, koşturduğu dereceye bakarsın. Sürekli 'Antrenör geldi, kabul
etmedi,' deyip duruyorlar, aslı astarı yok! Biri çıkıp 'Biz Süreyya Ayhan'a şu
antrenörü önerdik, şu ekibi verdik, istemedi,' desin. Resmi dairelerde her şey
resmidir, yazılıdır, belgeyi göstersinler.
- İkinci bir doping hikâyesi size
inanılmasını giderek zorlaştırdı... Nasıl oldu olay, anlatsanıza?
- S.A:
Amerika'da kamp yapıyoruz, yedinci ayda bir form geliyor kural gereği;
sporcu bildiri formudur bu, 'Saat kaçta kalkıyorsun, kaçta antrenman yapıyorsun,
antrenman yerlerin neresi', yedek telefon numaralarına kadar öğreniyorlar.
Formlarımızı ağustosta gönderdik, eylülün 8'inde numune alıcıları geldi. Sabah
antrenmana çıktığımız için ulaşamamışlar, alternatif telefonu aramışlar. Yarım
saat sonra gittik, numuneyi verdik. Bir ay sonra da, 'A numunesinde iki yasaklı
madde bulduklarını' söylediler. Şoke olduk çünkü kendimizden eminiz. Daha koşu
antrenmanlarına bile başlamamışım, vitamin bile almıyorum. Acilen B numunesinin
açılmasını istedik.
- İki tane mi numune veriyorsunuz?
- S.A:
Evet! B numunesini açtırdık, sonuç aynı çıktı. Artık ciddi ciddi ne olduğunu
düşünüyoruz çünkü kendimden şüphem olsa gidip o numuneyi vermem! O formlarda da
şöyle bir bölüm var: Sporcu üç kez söylediği adreste yoksa üçüncüde ceza alır.
Yani numune vermezdim, rapor tutarlardı, bir ay sonra gelirlerdi! İkincisi, o
çıkan iki madde de 20 sene önce ağırlık sporlarında kullanılan, şu an hiçbir
sporcunun yüzüne bile bakmadığı ilaçlar! Altı ay vücutta kalıyor. Ben her ay
kontrole giriyorum nasıl bile bile altı ay vücuttan çıkmayan ilaç alırım?
Üstelik kas çapını genişleten, atletlere yaramayan ilaçları? Üçüncüsü yarışa bir
sene var. Güreşçi, halterci, atlet, bisikletçi, yüzücü, hangi branşta olursa
olsun hiçbir sporcu yarışa bir sene kala ilaç almaz. Dört-beş ay sonra yarış
koşacaksan şimdi niye alasın ki?
- Nasıl bir ihtimal kalıyor
geriye?
- S.A: O kadar acımasız yazılar yazıldı ki, keşke suç bizde
olsaydı diye düşündüm! O zaman cezama razı olur, insanlara anlatmak için bu
kadar uğraşmaz, üzülmezdim. Şimdi içimi kemiren tek şey var; nasıl oldu? Biz bu
olaydan sonra bir buçuk ay uyku uyumadık. Sürekli araştırıyoruz, nasıl olabilir
diye...
Birinci ihtimal: Kim veya kimler tarafından verildi
bilmiyorum ama bu bir şekilde bana verildi. Sürekli seyahat ediyorsunuz, ne
geliyorsa önünüze yiyip içiyorsunuz...
İkinci ihtimal: Normalde
kullandığımız multivitaminlerin içine de bu maddelerden koyuyor, içeriğinde
belirtmiyorlarmış. 'Sporcu kendini iyi hissetsin, sürümü olsun ilacın' diye.
Bunu yaşayan sporcular da var. Hatta en son Hollandalı bir bisikletçi aynı şeyi
yaşadı, dava açıp milyon dolarlar kazandı. Biz de şimdi tüm vitaminlerimizi
Hacettepe Üniversitesi'ne yolladık test için..
Üçüncü ihtimal: Bu
maddeler hayvanların şişmanlaması için kullanılıyor. Basında da çıktı; koyunlara
verilmiş. Biz de dört aydır Amerika'da et yiyoruz sürekli, bir sporcunun temel
besini proteindir çünkü. Orada yediğimiz etlerden geçebilir. Şimdi elimizde üç
tane done var ve bunların araştırmasını yapıyoruz. Savunmamızda bunların hepsini
belgeli bir şekilde sunacağız. Bir de IAAF yönetmenliği şunu söylüyor: Bir
sporcuda yasaklı madde bulunmuşsa fakat düşük dozdaysa ve sporcu bunu dışardan
bilinçsiz olarak aldığını ispatlarsa bunun cezası uyarıdır, o ceza da en fazla
bir senedir. Normal prosedürler yerine getirilirse, ki ümitli olmak istiyorum,
benim alacağım ceza uyarıdır. Yoksa Avrupa Spor Mahkemesi'ne kadar
gideceğiz.
O benim karım ya! Nereye kaçacak?