

- Niye böyle bir şey yapılmış olabilir?
- S.A: Bilmiyorum, biz daha kıskançmışız demek ki, o ortaya çıkıyor!
- O günden sonra da siz hep küs ve kırgın
kaldınız değil mi?
- S.A: Nasıl olmayayım? Olimpiyatlara hazırlanan bir sporcuyum, belli
derecede koşmuşum, belli kariyerim var, sakatlıkla uğraşıyorum, genel müdürün
sana sahip çıkması gerekirken paldır küldür açıklama yapıyor! Devlet her zaman
anadır babadır diye biliriz ama bunlar, daha hiçbir şey yokken 'Benim çocuğum
katildir, hırsızdır,' dedi! Ben de çıkıp 'Yanlış yapıyorsunuz, kurallara
uymuyorsunuz,' dedim. Bunları dedikten sonra işlerimiz sürekli ters gitti.
Başlangıç noktası bu!
- Basına yansıyan
bir rapora göre de; idrarınızı başka bir sıvıyla değiştirirken görülmüşsünüz,
görevli almak istediğinde de dökmüşsünüz. Erkek yetkilinin idrar testi sırasında
odaya izinsiz girdiğini iddia etmişsiniz. Bütün bunlar neydi?
- S.A:
Başkasının idrarıydı,
dublördü, şuydu buydu. Bütün bu davaları kazandık ama hiçbirini gazeteler
yazmadı! Bu yüzden de kimse öğrenemiyor. Hatta benim dublörüm diye yazdıkları
Arzu Berk bile 38 milyar tazminatı geçen ay aldı, güle güle de harcasın! Devam
etmek istiyorum. Bütün bu yazışmalar sonrası savunmamızı verdik. Yasak madde
çıksa cezası belli ama IAAF olayı 'Siz kendi aranızda halledin,' diyerek ülkeye
teslim etti. Atletizm Federasyonu iki sene ceza verdi, üst kurula itiraz ettik,
cezamız bir seneye indirildi. Fakat üst kurulun kararı beklenmeden iki sene
cezayı IAAF'a gönderdiler. Yani kendi ülkemde, haksız yere iki sene ceza aldım.
- Tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla kamp!
- YÜCEL KOP: "Hıncal Uluç'un söylediği
çok ciddi bir şey var; 'Tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla kamp yapıyorlar;
Avrupalarda, Amerikalarda para yiyorlar' diyor. Dört sene içerisinde
federasyonun bize verdiği para 24 bin dolardır. 24 bin doların da 3 bin 900
doları hâlâ ödenmedi, bize borçlular. Bu parayı Hıncal Uluç milyon dolar olarak
gösteriyor. Dört yılda yaklaşık 200 bin dolar masraf ederek, kendi paramızla bu
işi yaptık. Alsın federasyondan belgeleri, 'Arkadaş sen yalan söylüyorsun, 21
bin değil, 150 bin dolar masraf etmişler sana' desin."
- Yücel Kop'un bu
iş için çok da yeterli olmadığı, hatta 'atletizm sevdalısı bir kamyon şoförü'
diyenler bile oldu...
- S.A: Dünya şampiyonu çıkarmış, dünyanın en iyi
derecesini koşturmuş bir adamdan bahsediliyor. Birileri iyi şeyler yapınca hemen
geçmişine bakarız. Kamyon şoförlüğü de yapar, aşçılık da yapar, ayıp değil.
Utanacağımızı zannediyorlar ama çok yanılıyorlar...
- Peki bu
yakıştırmalar sizi incitmiyor mu hiç Yücel Bey?
- Y.K: Ben Çankırı
Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün bahçesinde büyüdüm. Sporcu bir geçmişim var.
Askerlikten sonra Beden Terbiyesi'nde başladım, kadro nedeniyle şoförlük,
memurluk, marangozluk, teknisyenlik ve antrenörlük yaptım. Bunlarla da gurur
duyuyorum.
- 'Bu kadar eleştiriliyorum, bu kadar
üzülüyoruz; fedakârlık yapayım, geri çekileyim' diye aklınızdan geçtiği oldu mu
hiç?
- Y.K: 'Getirin daha iyi antrenör, tamam,' dedim kaç kez.
Olmadı!
- Aşk mı, atletizm mi?
- S.A: Herkes için önce sevgi,
aşk önemlidir. Gerçekten sevmesini bilen insan için söylüyorum, seven insan
güçlü olur, seven insan her şeye katlanır, seven insan her şeyi yapar. Bu sevgi
olmasaydı, ne Avrupa şampiyonu olurdum, ne dünya ikincisi! Devam etmezdim çünkü
eşim ve ailem dışında hiç kimse bana emek sarf etmedi.
Uluç ve Koryürek'e teklif: Gelin ekranda tartışalım!
- 2004'te aldığınız cezadan sonra koşmak
istemediğiniz, saklandığınız iddia edildi. Neden hiç koşmadınız?
- S.A:
Federasyonun 'Süreyya
Ayhan, sana görev veriyoruz,' demesi lazımdı, demediler.
- YÜCEL KOP: Görev verselerdi ve yerine getirmeseydik,
ceza vermeleri gerekirdi. Nerede ceza?
-
S.A: Onların en sevdiği şey Süreyya Ayhan'a ceza vermek!
- Y.K: Koşmadıysa neden işlem yapmadınız? Hıncal Uluç
çok iyi bilir, ona sorun...
- S.A:
Hıncal Uluç olsun, Cüneyt Koryürek olsun, bu insanlar atletizmi bilmiyor.
Atletizm her dört senede bir olimpiyatlara gitmekle, dünya şampiyonası
izlemekle, yarış izlemekle olacak iş değil. Çıkıp statta beş tur atmayan
insanlar sadece 'Yarış izledim,' diyerek atletizmi biliyorlar! Her güzelde bir
kusur aramayı çok iyi biliyoruz, eleştirmek çok kolaydır, madem biliyorsunuz
Hıncal Bey, gelin aynı platformda tartışalım bu işi. Siz tek başınıza çıkıp 90
dakika tribünlere oynuyorsunuz! Bir de rakiple oynayın! Yücel Kop eksiklerini
söylesin, bilgimizi tartalım.
- Y.K:
Hıncal Uluç ve Cüneyt Koryürek'e buradan teklif ediyoruz. Ne zaman
istiyorlarsa, hangi kanalı tercih ediyorlarsa tartışalım. Yanlarına
güvendikleri, bildikleri insanları da alsınlar, biz tek
çıkacağız.